Dijitalleşme ve İletişimsizlik

Dijitalleşme Nedir?

Dijitalleşme veya sayısallaşma, ulaşılabilir bilgilerin herhangi bir bilgisayar tarafından okunabilecek şekilde dijital ortama aktarılması sürecine verilen addır.

https://tr.wikipedia.org/wiki/Dijitalle%C5%9Fme

Kısaca verilerin sanal ortamlara aktarılması, verilerin taşınabilmesinin kolaylaşması yani yerinizden bile hareket etmeden birçok işi yapabilmenizi sağlayan bir süreçtir.

Dijitalleşme

Dijitalleşmenin Hayatımızdaki Yeri

Pandemi sürecinin başlamasıyla birlikte insanlar zorunlu olarak evlerine kapandı. Bunun sonucunda içerisinde bulunduğumuz “Dijital Çağ” etkisini daha hızlı gösterdi ve her alanda bizleri dijitalleşmeye sevk etti. Yaptığımız alışverişten (Trendyol, Hepsiburada, Amazon vb.) girdiğimiz toplantıya (Zoom, Google Meets vb.), tiyatrodan (gösterime alınan tiyatroların sanal ortamlarda paylaşılması veya online olarak izleyiciye ulaşması) müze gezilerimize (Sanal Müze gibi uygulamalar ile) günlük yaşantımızda yaptığımız neredeyse her şey dijital ortamlarda yer edindi.

Peki Dijitalleşme Sırasında İletişimde Ne Gibi Değişiklikler Oldu?

Dijitalleşme

Dijitalleşme iletişim kanallarımızı çoğaltacak birçok uygulamanın hayatımızda yer edinmesini sağladı. Dijitalleşme insanların kilometrelerce uzaktaki dostlarına, akrabalarına veya ailesine ulaşmasına olanak sağladı. Kısaca hayatımızdan mesafe kavramını çıkardı. Bu açıdan bakınca her şey güzel her şey normal gözüküyor değil mi?

Asıl önemli olan nokta ise insanların dijital ortamlarda fazla vakit geçirmeleri sonucunda gerçek hayattan kopmalarıdır. Bu gerçek hayattan kopma sayesinde insanlarda bir dijital kimlik oluşmaktadır. Gerçek hayatta pasif insanlar sanal ortamları fırsat bilerek daha özgür hareket edebilmektedirler. Özgürlük elbette iyidir ama bu özgürlüğü suistimal ederek başkalarının haklarına da müdahale söz konusudur.

Dijitalleşmenin tek kötü yanı bu değildir. Bunun yanında hayatımıza giren emoji kavramıyla birlikte insanlar duygu düşüncelerini karşı tarafa yanlış aktarmaktadırlar. Örneğin gülmediği halde her mesajında gülen emoji atılması bu kapsama alınabilir. Bu hareket iletişimin sekteye uğramasına sebep olur ve anlaşmazlıklar doğurabilir.

Bir diğer olumsuz olay ise hızlı tüketimle birlikte mesajlarımızın da hızlanması ve kısaltmaların hayatımızda yer edinmesidir. “Slm”, “Sa”, “Tmm” gibi kısaltmalar sayesinde her sözcüğe bir kısaltma bulma çabası doğmuştur. Bu bakıldığında pratik bir yöntem olsa bile okuma ve yazma alışkanlıklarında gerileme, kelime dağarcıklarında azalma gibi etkilere sebep olmaktadır.

Bireysel olarak bunlara sebep olan yeni dijital ortamların toplum üzerinde de etkileri bulunmaktadır. Mesela sosyal medya sayesinde bilgi akışı hızlanmakta ama alınan bilginin doğruluğu bilinmemektedir. Kaynak araştırması yapmayı gerek bulmayan sosyal medya kullanıcıları gördükleri her şeye inanmaktadırlar. Sadece inanmakla da kalmayıp büyük sorunlara sebep verecek şekilde bunları başkalarıyla paylaşmaktadırlar.

Dijitalleşmenin Getirdiği Bu Sorunlar Nasıl Çözülebilir?

Bu sorunların en güzel ve önemli çözümü eğitimden geçmektedir. Bireylere genç yaştan itibaren medya okuryazarlığı, teknoloji okuryazarlığı gibi eğitimler verilmelidir. Genç yaştan itibaren en azından kendilerine yapılmasını istemeyecekleri bir şeyi başkalarına yapmamaları öğretilmelidir. Her şey okul eğitimiyle çözülemeyebilir. Bunun için ailelerin çocuklarını küçük yaştan itibaren eğitmesi gereklidir.

Sorularınız ve iletişime geçmek için yorumları, sosyal medya hesaplarını ve iletişim sayfasını kullanabilirsiniz.

You May Also Like

About the Author: Yakup Ağız

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YouTube
LinkedIn
Instagram